SON EKLENENLER

TES: AKADEMİK REFORM İSTİYORUZ!

Türk Eğitim-Sen Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Fatih İşcan, 5 Mayıs 2026 tarihinde Trabzon’da bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Üniversite yönetimleri, akademisyenler ve Türk Eğitim-Sen teşkilatlarıyla bir araya gelen İşcan, eğitim-öğretim faaliyetleri ve akademik çalışmalara ilişkin önemli temaslarda bulundu.
06 Mayıs 2026 20:16

Akademik yeterliliğini sağlayan tüm akademisyenlere kadro ve kontenjan sınırlaması olmadan hak ettikleri unvan verilmelidir.

İstişare toplantısında bir konuşma yapan Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Fatih İşcan, üniversitelerde kapsamlı bir akademik reforma ihtiyaç olduğunu söyledi. İşcan; akademik kadroların tahsisinde liyakat, akademik yeterlilik ve şeffaflığa öncelik verilmesi, adrese teslim kadro ilanlarına son verilmesi, üniversite yönetimlerinde katılımcı bir sürecin işletilmesi, akademik ve bilimsel projelere yeterli kaynak ayrılması, üniversitelerin araştırma kapasitelerinin yükseltilmesi, akademik ve idari personelin mali ve özlük haklarının iyileştirilmesi, özellikle bilim hayatının geleceği açısından Türk Eğitim-Sen’in akademik zam talebinin hayata geçirilmesi, üniversitelerin uluslararası rekabetin artırılması ve daha birçok hususta düzenlemelerin yapılmasının önemli olduğunu ifade etti.

Akademik yeterliliğini sağlayan tüm akademisyenlere, herhangi bir kadro ve kontenjan sınırlamasına tabi tutulmaksızın hak ettikleri unvanın verilmesi gerektiğini ifade eden İşcan, “Kadro meselesi idarenin keyfî uygulamalarına ve idarenin takdirine bırakılmamalıdır.” dedi. Bu sürecin şeffaf ve adil kriterlere dayandırılması gerektiğini vurgulayan İşcan, akademik yükseltmelerde liyakat ve hakkaniyetin esas alınmasının üniversitelerin geleceğine ve bilimsel üretime olumlu katkı sunacağını kaydetti.

Üniversitelerde görev yapan yöneticilerin mali ve özlük hakları güçlendirilmelidir.

Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Fatih İşcan, üniversitelerde görev yapan idari yöneticilerin mali ve özlük haklarının güçlendirilmesinin kurumsal verimlilik ve kamu hizmetinin niteliği açısından önem taşıdığını bildirerek, “Özellikle 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu’nun Ek 2’nci maddesinin, kadro ve görev unvanları esas alınarak makam tazminatının tüm üniversite idari yöneticilerini kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. Böylece benzer sorumluluk düzeyine sahip kamu görevlileri arasında mali haklar bakımından eşitlik sağlanacaktır. Ayrıca 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4 sayılı cetvelinde yer alan ‘Daire Başkanı’ ibaresinin, üniversite daire başkanlarını da kapsayacak şekilde genişletilmesi önem arz etmektedir.” dedi.

Araştırma görevlileri, öğretim elemanları ve doktor öğretim üyelerinin kadro güvencesi sağlanmalıdır.

Araştırma görevlileri, öğretim elemanları ve doktor öğretim üyelerinin kadro güvencesinin sağlanması gerektiğini vurgulayan İşcan, üniversitelerden beklenen bilimsel çalışmaların etkin ve nitelikli biçimde yürütülebilmesi için daha fazla araştırma görevlisi istihdamının önünün açılması gerektiğini ifade etti. İşcan bu doğrultuda merkezi idare kaynaklı sınırlamaların kaldırılmasını talep etti.

Sözleşmeli statüde görev yapan öğretim görevlisi ve doktor öğretim üyeleri kadroya geçirilmelidir.

Sözleşmeli statüde görev yapan yaklaşık 80 bin öğretim görevlisi ve doktor öğretim üyesinin, kamuya ek mali yük getirmemelerine rağmen kadro kapsamına alınmadığını belirten İşcan, bu durumun çalışma barışını bozduğunu, akademik sürekliliği sekteye uğrattığını söyledi. İşcan, “Devletimiz 80 bin kişiyi kadroya alacak ekonomik güce sahiptir. Düzenleme yapılarak, sözleşmeli statüde görev yapan bu personelin ivedilikle kadroya geçirilmesi gerekmektedir.” ifadelerini kullandı.

Sendika temsilcileri üniversite, fakülte, enstitü ve yüksekokul yönetim organlarında yer almalıdır.

Sendika temsilcilerinin üniversite, fakülte, enstitü ve yüksekokul yönetim organlarında yer almasının önemine dikkat çeken İşcan, bu temsilin kurumsal karar alma süreçlerine katılımcılık ve hesap verebilirlik kazandıracağını ifade etti. İşcan, sendika temsilcilerinin yönetim mekanizmalarına aktif katılımının aynı zamanda eğitim-öğretim ve bilimsel faaliyetlerin niteliğinin yükseltilmesine de katkı sağlayacağını vurguladı ve demokratik işleyişe olumlu etkileri olacağını belirtti.

Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları düzenli aralıklarla yapılmalıdır.

Meslek yüksekokulları, fakülteler ve enstitüler arasında ayrım yapılmaksızın üniversitelerde görev yapan tüm öğretim elemanlarının özlük hakları, döner sermaye imkânları, kurum içi yükselme ve atama süreçleri gibi tüm haklardan yararlandırılması gerektiğini dile getiren İşcan, ayrıca kurumlarda görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının düzenli aralıklarla yapılmasının zorunlu hale getirilmesi ve keyfî uygulamaların sona erdirilmesi gerektiğini belirtti.

Üniversitelerde üç dönem eğitim modelinde tüm paydaşların görüşü alınmalıdır.

Üniversitelerde üç dönem eğitim modeline geçiş tartışmalarına ilişkin de açıklama yapan İşcan, böylesine köklü bir değişikliğin pedagojik, akademik, sosyal ve ekonomik boyutlarıyla kapsamlı bir etki analizi yapılmadan hayata geçirilmemesi gerektiğini vurguladı. Eğitimde süreden çok niteliğin esas alınması gerektiğini belirten İşcan, mevcut iki dönem sisteminin korunarak başarılı öğrencilere daha fazla kredi alma imkânı tanınmasının daha doğru bir çözüm olacağını ifade etti. Üç dönem modelinin staj olanakları ve akademik üretkenlik üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğine dikkat çeken İşcan, tüm paydaşların görüşleri alınmadan bu tür bir düzenlemenin uygulanmaması gerektiğini dile getirdi

 

 

SENDİKA BÜLTENİ

SENDİKA BÜLTENİ SAYFASINI
YORUMUNUZU YAZIN ...
Farklı olanı seçin:
# # # # # #
SON EKLENEN HABERLER