Şekerci, sendikal duruşlarının merhum sendika lideri Mehmet Akif İnan’ın “insanın inancından dolayı horlanmaması gerektiği” yönündeki yaklaşımıyla şekillendiğini belirterek, bu anlayışın hem çalışma hayatında hem de küresel gelişmeler karşısında yol gösterici olduğunu söyledi.
“Özgürlük Taleplerini Kategorize Etmedik”
Geçmişte farklı kesimlerin hak arayışlarında aktif rol aldıklarını vurgulayan Şekerci, kadın kamu çalışanlarının kıyafet özgürlüğü ve başörtüsü yasağına karşı verilen mücadeleleri hatırlattı. Açıklamasında, özgürlük taleplerine ideolojik ayrım gözetmeden yaklaştıklarını ifade etti.
Bazı sendikal yapıların ise özgürlükleri “seçici” biçimde ele aldığını öne süren Şekerci, özellikle Gazze’de yaşananlara karşı sessiz kalındığını savundu.
“Sumud Filosu İnsanlık İttifakıdır”
Gazze’deki gelişmelere dikkat çeken Şekerci, “Sumud Filosu”nun evrensel dayanışmanın bir örneği olduğunu belirtti. Farklı inanç ve ülkelerden aktivistlerin ortak bir amaç etrafında buluşmasının önemli olduğunu vurgulayan Şekerci, Memur-Sen üyelerinin de bu girişimde yer aldığını ifade etti.
“Tarihi Bir Bilincin Devamı”
Şekerci, söz konusu dayanışmayı İslam tarihindeki “Hılfu’l-Fudul” örneğiyle ilişkilendirerek, sendikacılığı yalnızca yerel değil küresel adaletin sağlanmasına katkı sunan bir araç olarak gördüklerini dile getirdi.
“Adalet Mücadelesi Sürecek”
Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen’in, haksızlığa uğrayan herkesin yanında olmaya devam edeceğini belirten Şekerci, “Sumud Filosu sadece fiziki bir ablukanın değil, zihinlerdeki ayrımcı anlayışların da aşılmasına yönelik bir adımdır” dedi.
SENDİKA BÜLTENİ SAYFASINI