Türk Eğitim-Sen, “Okullarda Şiddet, Akran Zorbalığı ve Suça Karışan Çocuklar” başlığıyla gerçekleştirdiği anket çalışmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.
1 Temmuz-10 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen araştırmaya 2 bin 296 öğretmen katıldı. Araştırma, okullarda şiddet, akran zorbalığı, siber zorbalık ve suça sürüklenen çocuklara ilişkin öğretmenlerin gözlemlerini ortaya koydu.
Öğretmenlerin yüzde 89,4’ü akran zorbalığına tanık oldu
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri akran zorbalığının yaygınlığı oldu. Öğretmenlerin yüzde 49,2’si akran zorbalığının görev yaptığı okulda “kısmen yaygın” olduğunu, yüzde 34,5’i ise “yaygın” olduğunu belirtti.
Öğretmenlerin yüzde 65,2’si okulunda akran zorbalığına tanık olduğunu söylerken, yüzde 24,2’si kısmen tanık olduğunu ifade etti. Böylece akran zorbalığına bir şekilde tanık olan öğretmenlerin oranı yüzde 89,4’e ulaştı.
Zorbalığın en fazla görüldüğü alan ise yüzde 37,2 ile okul bahçesi oldu. Bahçeyi yüzde 19,5 ile sınıf, yüzde 16 ile sosyal medya ve yüzde 14,7 ile okul dışındaki ortamlar takip etti.
Sözlü şiddet ilk sırada
Öğretmenlerin okul ve okul çevresinde karşılaştığı şiddet türlerinde sözlü şiddet öne çıktı. Katılımcıların yüzde 52,7’si sözlü şiddetle sık sık, yüzde 35,9’u ise ara sıra karşılaştığını belirtti.
Akran zorbalığıyla sık sık karşılaştığını söyleyenlerin oranı yüzde 39,7, ara sıra karşılaşanların oranı yüzde 41,9 oldu.
Fiziksel şiddetle ara sıra karşılaşanların oranı yüzde 48,3 olurken, yüzde 17,1’i fiziksel şiddetle sık sık karşılaştığını ifade etti. Psikolojik şiddetle sık sık karşılaşanların oranı ise yüzde 32,4 olarak kaydedildi.
Her 4 öğretmenden biri okulunda suça karışan çocuk olduğunu belirtti
Araştırmada suça karışan çocuklara ilişkin sonuçlar da dikkat çekti. Öğretmenlerin yüzde 23,9’u görev yaptığı okulda suça karışan çocuk bulunduğunu belirtti. Yüzde 44,6’sı böyle bir öğrencinin bulunmadığını söylerken, yüzde 31,5’i bu konuda bilgi sahibi olmadığını ifade etti.
Suça karışan ve okula devam eden çocuklara yönelik bireysel rehabilitasyon çalışması yapılıp yapılmadığı sorusuna öğretmenlerin yüzde 54,3’ü “evet” yanıtını verdi. Yüzde 16,7’si böyle bir çalışma yapılmadığını belirtirken, yüzde 28,8’i konu hakkında bilgi sahibi olmadığını söyledi.
Öğretmenlere göre temel neden: Ebeveyn ilgisizliği ve dijital medya
Öğretmenler, çocukların şiddete ve suça yönelmesinde birden fazla faktörün etkili olduğunu düşünüyor.
Katılımcıların yüzde 85,9’u ebeveyn ilgisizliği ve çocukların yeterince denetlenmemesinin şiddeti tetiklediği görüşünde.
Sosyal medya içeriklerinin çocukları şiddete yönlendirdiğini düşünenlerin oranı yüzde 82,6 olurken, şiddet içerikli dijital oyunların saldırgan davranışları artırdığını düşünenlerin oranı yüzde 80,1 olarak belirlendi.
Çeteleşmenin suça yönelmede etkili olduğunu düşünen öğretmenlerin oranı yüzde 81,9, madde kullanımını etkili faktör olarak görenlerin oranı yüzde 81,1 oldu. Akran baskısını etkili bulanların oranı yüzde 74,9, dışlanmışlık ve zayıf aidiyet hissini etkili bulanların oranı yüzde 77,8 olarak kaydedildi.
Siber zorbalık da önemli bir risk
Araştırmada siber zorbalığa ilişkin sonuçlar da dikkat çekti.
Öğretmenlerin yüzde 63,5’i siber zorbalığın öğrenciler arasında önemli bir sorun olduğunu belirtti. Yüzde 69,8’i çevrim içi zorbalık ile okul içindeki akran zorbalığı arasında bağlantı bulunduğunu düşünürken, yüzde 77,7’si sosyal medyanın öğrenciler arasındaki çatışmaları artırdığını ifade etti.
Sosyal medyada dışlama ve küçük düşürmenin öğrencilerin psikolojik sağlığını olumsuz etkilediğini düşünenlerin oranı yüzde 82,5 oldu. Siber zorbalığın akademik başarı ve okul uyumuna zarar verdiğini düşünenlerin oranı ise yüzde 79,2 olarak belirlendi.
Velilerin çocuklarının dijital medya kullanımını yeterince takip ettiğini düşünen öğretmenlerin oranının yalnızca yüzde 20 olması ise araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri oldu.
Öğretmenler daha fazla rehberlik ve psikolojik destek istiyor
Araştırmaya göre öğretmenlerin yüzde 91,3’ü risk grubundaki öğrencilerin düzenli psikolojik destek almasını istiyor.
Akran zorbalığını önlemeye yönelik eğitimlerin artırılması gerektiğini düşünenlerin oranı yüzde 90,5 olurken, psikolojik danışman sayısının artırılmasına destek verenlerin oranı yüzde 80,2 oldu.
Buna karşın, okullardaki rehberlik servislerinin yeterli sayıya sahip olduğunu düşünenlerin oranı yalnızca yüzde 25'te kaldı.
Öğretmenlerin yüzde 86’sı spor faaliyetlerini, yüzde 81,4’ü sosyal etkinlikleri, yüzde 81,9’u ise psikolojik desteği şiddeti önlemede etkili veya çok etkili uygulamalar olarak değerlendirdi.
Öğretmenlerden güvenli okul çağrısı
Araştırmada olumlu okul ikliminin şiddetin azaltılmasındaki rolü de ortaya çıktı. Öğretmenlerin yüzde 87,1’i olumlu okul ikliminin şiddet davranışlarını azalttığını düşünürken, yüzde 84,3’ü sosyal, kültürel ve sportif etkinliklerin öğrencilerde olumlu davranış geliştirmeye katkı sağladığını belirtti.
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, sonuçları değerlendirirken şiddet ve suça yönelmenin yalnızca okul içinde ele alınamayacağını belirterek aile, okul, akran grubu ve dijital çevrenin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Geylan, okullarda güvenliğin güçlendirilmesi, okul bahçeleri ve ortak kullanım alanlarında öğretmen ve personel görünürlüğünün artırılması, okul giriş-çıkışlarının düzenli şekilde denetlenmesi ve riskli alanların belirlenmesi gerektiğini ifade etti.
Rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Geylan,“Her 100 öğrenciye en az 1 rehber öğretmen” düşecek şekilde planlama yapılması çağrısında bulundu.
Bakanlıktan beklenen ilk üç tedbir
Araştırmaya katılan öğretmenlerin Millî Eğitim Bakanlığından beklediği öncelikli tedbirlerin başındaokul güvenliği, güvenlik personeli ve giriş denetimi yüzde 41,3 ile geldi.
Bunudisiplin yönetmeliği, caydırıcı yaptırımlar ve sınıf tekrarı yüzde 40,2 ile takip etti. Üçüncü sırada iseaile eğitimi, okul-aile iş birliği ve veli sorumluluğu yüzde 33,9 ile yer aldı.
Suça karışan çocuklara uygulanacak yaptırımlara ilişkin açık uçlu sorularda ise öğretmenlerin yüzde 42,3’ü caydırıcı, ağır, kesin ve tutarlı cezaları öne çıkardı. Eğitici, onarıcı ve rehabilite edici yaklaşımı savunanların oranı ise yüzde 22,4 oldu.
Türk Eğitim-Sen, araştırma sonuçlarının Millî Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlara gönderileceğini ve okul güvenliğinin güçlendirilmesine yönelik politika ve uygulamalara katkı sunulmasının amaçlandığını açıkladı.