Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Uysal Altundağ’ın iki gün önce Bursa’da yaptığı “Ara bulucu raporu elimize ulaşır ulaşmaz grev kararımızı alacağız” açıklamasının ardından bugün Türk Metal Başkanlar Kurulu toplanıyor. Kurulun, ara bulucu raporunun sendikalara ulaşmasıyla birlikte toplu sözleşme sürecinde izlenecek yola ilişkin kararları netleştirmesi bekleniyor.
Altundağ, Bursa’daki konuşmasında grev kararının bir tercih değil, toplu sözleşme sürecinin yasal bir aşaması olduğunu vurgulamış, “Bu süreci uzatmak için değil, hakkımız olanı almak için yürütüyoruz. Grev kararı alacağız ama diyalog kapısını da kapatmıyoruz” demişti. Türk Metal yönetimi, asıl hedeflerinin masada anlaşmak olduğunu belirtirken, MESS’in sunduğu yüzde 18’lik zam teklifini ve kazanılmış haklara dönük taleplerini kabul etmediklerini açıklamıştı.
Bugün toplanacak Türk Metal Başkanlar Kurulu, bu çerçevede hem ara buluculuk sürecinin resmen tamamlanmasının ardından atılacak adımları hem de konfederasyonun genel tutumunu ele alacak. Ancak sendika yönetimlerinden gelen “grev kararı” vurgusu, işçiler arasında farklı yorumlara neden oluyor.
‘Herkes karşı koymaya cesaret edemiyor’
Türk Metal’in açıklamasının ardından sosyal medyada yapılan paylaşımlar, işçilerin önemli bir bölümünün süreci temkinli ve kuşkulu izlediğini gösteriyor. Bir işçi, sendikal bürokrasinin yalnızca yöneticilerden ibaret olmadığını vurgulayarak, “Sendikal bürokrasiyi tek başına tepede yöneticiler oluşturmuyor. İşçiler de bu yapıyı ortaya çıkarıyor. İşçi böyle olunca sendika da bu kadar sendikacılık yapıyor” sözleriyle sorumluluğun ortaklığına dikkat çekti.
Başka bir işçi ise tepkilerin arkasında güvensizlikten çok geçim kaygısı olduğunu ifade ediyor: “Kimsenin sendikaya hayran olduğu yok, herkes her şeyin farkında. Ama insanlar geçim ve gelecek kaygısı yaşıyor. Aynı şeyi düşünmeyenlere bir yere kadar karşı çıkabiliyorsun, çünkü herkes güzel bir yaşam ister ama herkes cesaret edemiyor.”
‘Anca karar alırlar greve çıkmazlar’
Bazı paylaşımlarda ise grev kararının fiili bir greve dönüşmeyeceği yönünde güçlü bir kuşku var. Bir işçi, “Grev kararı alabilir ama greve çıkamaz. Çünkü Türk Metal’in kuruluş misyonu içinde greve çıkmak yoktur” derken, Vestel deneyimini hatırlatan bir başka işçi şunları yazdı: “Fabrika içinde birlik beraberlik diyorlardı, eylem yapacağız diyorlardı. ‘Yanınızdayız’ diyorlardı ama bırak yanımızda olmayı, fabrika içine girip konuşma bile yapamıyorlardı. Ne grevi?”
Grev kararının zamanlaması da tartışma konusu. Bir işçi, “Madem grev kararı alınacak, niye pazartesi bekleniyor? Alacaksan şimdi al, biz de hazırlığımızı yapalım. Pazartesi alınsın ki ‘Bizi çağırdılar, bizden korktular’ denilsin diye mi?” diyerek sürecin bir baskı unsuru olarak kullanıldığı düşüncesini dile getirdi.
Bazı yorumlar ise daha doğrudan bir mücadele çağrısı içeriyor:
“Öfkeli ve hırslı olmanız lazım. Sömürüldüğünüzü bilerek sabah yataktan kalkın. Kavga ettiğiniz insanlarla ortak çıkarlarınız için birleşin. Peygamber aramayın, bütün işçiler peygamberdir.”
Öte yandan sendika içi ve sözleşme stratejisine ilişkin daha teknik sorular da gündeme geliyor. Bir işçi, MESS’in 3 yıllık sözleşme dayatmasına karşı neden 1 yıllık sözleşme önerisiyle masaya oturulmadığını sorarak, “Bunun yasal bir engeli mi var, gerçekten merak ediyorum” ifadelerini kullandı.
Türk Metal Başkanlar Kurulunun bugünkü toplantısı, yalnızca hukuki sürecin işletilmesi açısından değil, işçilerde biriken bu güvensizlik ve beklentilerin nasıl karşılık bulacağı açısından da önem taşıyor. “Grev kararı”nın yasal bir adım olarak mı kalacağı, yoksa fiili bir mücadele hattına dönüşüp dönüşmeyeceği sorusu, metal işçilerinin gündemindeki temel başlıklardan biri olmaya devam ediyor.
SENDİKA BÜLTENİ SAYFASINI