EBS Tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
İdeolojik tutumu saplantı hâline getiren malum sendikaların, daha ramazan gelmeden eski alışkanlığı depreşti.
Her ramazan öncesi bir şekilde gündeme gelmek gibi bir hastalığa yakalanan Eğitim-İş isimli sendika, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri hakkında gönderilen yazıyla uygulanması istenilen etkinlik programı kapsamında üyelerinin resen verilen görevleri yerine getirmemelerine karar” vermiş, tavsiye edilen etkinliklerden rahatsız olmuş. Eğitim Sen de geri durmamış, ‘düzenlemenin laiklik ilkesine ve bilimsel eğitime aykırı’ olduğunu ileri sürmüş.
Türdeş sendikaların bu tavrı, toplumumuzun inanç ve değerlerine ne kadar uzak ve İslam inancına da ne kadar tahammülsüz olduklarının bir göstergesidir.
Kendi ideolojik çöplüğünden çıkamayan bu mezkûr yapıların, dinî eğitim ve kurumlara duydukları bu nefretin nedeninin, milletin değerlerinin üzerinde gördükleri kendi çıkarlarından, taşeronluğunu yaptıkları misyonlarından olduğunu açıkça görmekteyiz.
Hristiyanlık ritüelleriyle bezeli yılbaşı kutlamaları söz konusu olduğunda, bunları büyük bir hevesle destekleyenler, Ramazan ayı söz konusu olduğunda ise ‘eğitim pedagojik ilkelere göre yürütülmeli’ diyerek tam bir ikiyüzlülük sergilemektedirler. Bu ikiyüzlülükleri, milletimizin tarihine ve inancına yönelik gizleyemedikleri bir karşıtlığın tezahürüdür.
Malum sendikalar, bu sefer de mal bulmuş Mağribi gibi “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri” programının hayata geçirilmemesi için var gücüyle mücadele(!) etmektedir.
Dillerine doladıkları ‘laik, bilimsel ve çağdaş eğitim’in ne anlam ifade ettiğini idrak edecek kapasitede olmayan bu anakronik oluşumların, farklı dinî inanışların korunması için rahatlıkla cümle kurabilirlerken, milletimizin dinî değerleri ve ülkemizin kurumları söz konusu olduğunda hemen laiklik söylemiyle yasakçı bir tutumu benimsemeleri, bu tür kurum ve kuruluşları hedef tahtasına koymaları, sapkınlığı cinsiyet eşitliği kisvesine sokmaları; temel amacı, inancı, millî ve manevi değerleri yaşatmak olan kurumları bayat fikirlerine malzeme yapmaları, bilimselliği, laikliği ve çağdaş eğitimi sadece slogana dönüştürdüklerinin, aslında bu kavramların ne anlam ifade ettiğinden habersiz olduklarını açıkça göstermektedir.
Milletimizi var eden inanç ve değerlerin öğrencilerimize aktarılmasına karşı canhıraş mücadeleye girenleri, eğitim çalışanları da milletimiz de affetmeyecektir.
Üyelerini, eğitim çalışanlarının ortak hak ve menfaatlerini ilgilendirmeyen bir konuda eyleme sevk edenler, sorumsuz sendikacılık anlayışlarına bir yenisini daha eklemeye çalışmaktadır.
Milletimizi var eden inanç ve değerlerin öğrencilerimize aktarılmasına karşı canhıraş mücadeleye girenleri, eğitim çalışanları da milletimiz de affetmeyecektir.
Eğitim-Bir-Sen olarak, kurulduğumuz günden bu yana, eğitimi, köhnemiş zihniyetin kısır tartışmalarından çıkarmanın, sivil ve bürokratik oligarşiden kurtarmanın mücadelesini verdik, vermeye de devam edeceğiz.
İslami değer ve kavramlara olan tahammülsüzlük ve nefretlerini buldukları her fırsatta dile getirmekten geri durmayan bu sendikaları, içinde yaşadıkları toplumu tanımaya, inanç ve değerlerine saygılı olmaya davet ediyoruz.
SENDİKA BÜLTENİ SAYFASINI