Son yıllarda kamu kurumlarında görev yapan memurlar ile kamu işçileri arasında oluşan ücret farkı giderek artmakta ve kamu vicdanını rahatsız eden ciddi bir adaletsizliğe dönüşmektedir.
Öncelikle ifade etmek isteriz ki; yerin yüzlerce metre altında çalışan maden işçilerimiz, yüksek gerilim hatlarında görev yapan emekçilerimiz gibi ağır fiziki koşullarda çalışan işçilerimiz bu değerlendirmemizin dışındadır. Bu alanlarda görev yapan çalışanlarımızın emeği son derece kıymetlidir ve her türlü takdiri hak etmektedir.
Ancak kamuoyunun dikkatine sunduğumuz husus; kamu kurumlarında memurlar ile aynı ortamda, aynı işi yapan büro ve hizmet birimlerinde görevli kamu işçileridir.
Bir tarafta üniversite mezunu, KPSS gibi zorlu sınav süreçlerinden geçerek kamu görevine atanan memurlar;
diğer tarafta geçmişte taşeron olarak çalışıp daha sonra kadroya geçirilen, büyük çoğunluğu üniversite mezunu olmayan kamu işçileri bulunmaktadır.
Bugün gelinen noktada;
?? Birçok kurumda ortalama bir memurun aylık geliri 60.000 – 65.000 TL bandında kalırken,
?? Aynı birimde çalışan kamu işçilerinin ikramiye, fazla mesai ve sosyal haklarla birlikte aylık ortalama gelirleri 75.000 – 85.000 TL seviyelerine ulaşabilmektedir.
Bazı kurumlarda bu fark daha da açılmaktadır.
Bu tablo;
*** Çıplak maaşlarda,
*** İkramiyelerde,
*** Sosyal ve yan haklarda,
*** Fazla mesai ödemelerinde,
açık bir ücret dengesizliği olduğunu ortaya koymaktadır.
Eğitim ve sorumluluk esasına dayalı kamu personel sistemi ciddi şekilde zedelenmiştir.
Okumanın, üniversite bitirmenin ve sınavlarla kamu görevine girmenin adeta cezalandırıldığı bir yapı oluşmuştur.
Bizler emeğin her türlüsüne saygılıyız.
Ancak aynı işi yapan personel arasında ücret uçurumları kabul edilemez.
Yıllardır enflasyon karşısında alım gücü sürekli eriyen memurların gelirleri ciddi biçimde gerilemiş, kamu çalışanları arasında derin bir adaletsizlik ortaya çıkmıştır.
TALEPLERİMİZ AÇIKTIR:
?? Aynı işi yapan kamu personeli arasında adil ücret dengesi sağlanmalıdır.
?? Memurların yıllardır biriken enflasyon kayıpları telafi edilmelidir.
?? Sosyal ve yan haklar memurlar lehine güçlendirilmelidir.
?? Eğitim, liyakat ve sorumluluk esas alınarak ücret politikası yeniden düzenlenmelidir.
?? Kamu personel sistemi bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalıdır.
ÇAĞRIMIZDIR:
Sosyal devlet anlayışı; adaleti, hakkaniyeti ve dengeli ücret politikasını zorunlu kılar.
Yetkilileri; kamu çalışanları arasında giderek derinleşen bu ücret uçurumunu görmezden gelmemeye, memurların haklı taleplerine kulak vermeye ve ivedilikle gerekli düzenlemeleri yapmaya davet ediyoruz.
Bu adaletsizlik sürdürülebilir değildir.
Mehmet Alper ÖĞRETİCİ
BASK ve Anadolu Eğitim Sendikası Genel Başkanı
SENDİKA BÜLTENİ SAYFASINI