SENDİKANIN ÜYE KAYBI PANİĞİNE ATATÜRK MASKESİ
Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen’in yaşadığı ciddi üye kaybı sonrası, sendikal zafiyetlerin Atatürk ve Cumhuriyet söylemi üzerinden örtülmeye çalışıldığı iddiaları sendikal gündeme damga vurdu.
Kamu-Sen çevrelerinden, son günlerde Memur-Sen’e yönelik saldırıların nedeninin üye sayısındaki erimeyi gizleme ve tabanı konsolide etme hamlesi olduğu konuşuluyor.
“DİRİLİŞ” SÖZLERİ TARTIŞMAYI ATEŞLEDİ
Memur-Sen Genel Başkanı ’ın, Osmanlı’nın ardından Türkiye’nin yeniden bölgesel ve küresel bir güç olması yolunda kaybettiği mesafeye dikkat çekerek kullandığı “Anadolu 100 yıllık narkozdan çıkıyor, yeni bir uyanış yaşıyor” sözleri, Kamu-Sen çevrelerinde rahatsızlık oluşturdu. Bu açıklamaya Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı , Yalçın’ın sözlerini Atatürk ve Cumhuriyet hazımsızlığı olarak nitelendirerek eleştirmişti.
BENZER SÖYLEMLER DAHA ÖNCE DE KULLANILMIŞTI
Son açıklamalara yönelik tepkiler sürerken, benzer ifadelerin geçmiş yıllarda da siyasi söylemlerde yer aldığı görüldü. Özellikle 2006 yılında dönemin Başbakanı tarafından kullanılan “Türkiye uykudan uyandı” ifadesi ile son dönemde dile getirilen “100 yıllık narkozdan çıkış” söylemi arasındaki benzerlik dikkat çekti.
Ayrıca Hulisi Akar tarafından yapılan paylaşımda yer alan “Yıllarca narkoz altındaydık, bu narkozdan Cumhurbaşkanımız uyandırdı” ifadeleri de aynı söylem çizgisinin daha önce farklı isimler tarafından da kullanıldığını ortaya koydu.
ERİMEYİ GİZLEME HAMLESİ Mİ?
Sendika kulislerinde, Geylan’ın çıkışının, Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen’in sahadaki büyümesi karşısında Türk Eğitim-Sen’in yaşadığı güç kaybını perdeleme girişimi olduğu değerlendiriliyor.
Memur-Sen’i “Cumhuriyet karşıtı” gibi göstererek sendikal fayda sağlama çabasının ise geçmişte olduğu gibi bugün de ters teptiği ve bu söylemlerin rakip yapıları daha da zayıflattığı ifade ediliyor.
SERT ELEŞTİRİLER: “SENDİKA MI, SİYASETİN ARKA BAHÇESİ Mİ?”
Geylan’ın paylaşımının ardından sosyal medyada Memur-Sen teşkilatları tarafından Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen yönetimine yönelik sert eleştiriler yapıldı.
Sendika yöneticilerinin eylem kararları alamaması ya da alınan kararların siyasi talimatlarla geri çekilmesinin tabanda yol açtığı güven kaybına dikkat çekilen paylaşımlarda, üst düzey bürokratlara verildiği iddia edilen hediye çekleri gibi tartışmalı uygulamaları maskelemek için Atatürk’ün istismar edildiği öne sürüldü.
“ATATÜRK ÜZERİNDEN KONSOLİDASYON” İDDİASI
Her yıl mayıs ayında sendika üye sayılarının tespitinden önce benzer tartışmaların yaşanması, Kamu-Sen’in yaşanan üye kayıplarını Atatürk ve Cumhuriyet söylemiyle engellemeye çalıştığı yorumlarına neden oldu.
TEK PARTİ DÖNEMİ UYGULAMALARI YENİDEN GÜNDEMDE
Tartışmaların arka planında, Memur-Sen Genel Başkanı ’ın Cumhuriyet sonrası ilk dönem politika ve uygulamalara ilişkin tarihsel yorum farkı bulunuyor.
Yalçın’ın değerlendirmesi, Türkiye’nin büyüme, gelişme ve kalkınma sürecinin Cumhuriyetin ardından bir kesintiye uğradığı; tek parti döneminde uygulanan kültürel politikalar ve antidemokratik uygulamaların toplumun değer dünyasıyla bağ kurmakta zorlandığı, bu durumun tarihsel bir kırılma oluşturduğu yorumuna dayanıyor.
ise ve tek parti dönemi uygulamalarına dair eleştirel değerlendirmeleri Cumhuriyet ve Atatürk düşmanlığı olarak görüyor.
MEMUR-SEN CEPHESİ: “DAYATMAYA KARŞIYIZ”
Memur-Sen cephesinde ise sendikanın Cumhuriyet’le ya da onun kurucusu ile bir sorununun bulunmadığı vurgulanıyor.
Ancak ideolojiyi mutlaklaştırarak herkesi aynı kalıba sokmaya çalışan anlayışlara karşı duruşun süreceği ifade ediliyor.
ERİYENLE BÜYÜYENİN KAVGASI
Yaşanan bu polemik, sendikal rekabetin sertleştiğini ortaya koyarken, kulislerde asıl tartışmanın “büyüyen ile eriyen yapıların mücadelesi” olduğu konuşuluyor.