Şekerci, yaptığı açıklamada, son dönemde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içerisinde yargıya taşınan iddialar sonrasında gündeme gelen “arınma” söylemini değerlendirdi. Arınmanın yalnızca bir siyasi partiyle sınırlı kalmaması gerektiğini ifade eden Şekerci, siyasette ve bürokraside kapsamlı bir iç muhasebe ve yenilenme anlayışına ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Arınmanın, kişi ve kurumların kuruluş amaçlarından uzaklaştıkları dönemlerde kaçınılmaz bir gereklilik haline geldiğini vurgulayan Şekerci, dış baskılar olmaksızın ortaya konulan arınma iradesinin ise “soylu bir davranış” olduğunu dile getirdi.
Açıklamasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişte yaptığı “Bana Ömer’leri bulun” çağrısına da değinen Şekerci, bu sözlerin liyakat, dürüstlük, adalet ve kamu hizmeti anlayışının önemine işaret ettiğini belirtti. Şekerci, siyasetin hangi görüşten olursa olsun, tüm aktörlerin bu çağrıdan ders çıkarması gerektiğini ifade etti.
Eleştirilere karşı savunmacı bir yaklaşım yerine, bunların bir “ayna” olarak görülmesi gerektiğini kaydeden Şekerci, kurumların kendi iç denetim mekanizmalarını etkin şekilde işletmelerinin önemine dikkat çekti. Her eleştirinin peşinen reddedilmesinin doğru olmadığını söyleyen Şekerci, bazı durumlarda kurumların kendilerini yenileyebilmeleri için kapsamlı değerlendirmeler yapmaları gerektiğini belirtti.
“Ateş olmayan yerden duman çıkmaz” sözünü hatırlatan Şekerci, kurumların ve yöneticilerin ortaya atılan iddiaları dikkatle incelemesi gerektiğini ifade ederek, gerekli durumlarda kararlı adımlar atılmasının kurumsal güven açısından önemli olduğunu vurguladı.
Patronaj ve yönetim yetkisini elinde bulunduran kişilerin sorumluluğunun büyük olduğuna işaret eden Şekerci, kurumlarda meydana gelen olumsuzluklara göz yumulmaması gerektiğini söyledi. Yetki sahiplerinin arınma iradesini bizzat sahiplenmesi gerektiğini belirten Şekerci, böylelikle hem kurumların itibarının korunabileceğini hem de geleceğe daha güçlü taşınabileceğini kaydetti.
Şekerci, açıklamasının sonunda CHP’de yaşanan gelişmelerin tüm siyasi kurumlar ve bürokratik yapılar için birer ibret vesikası niteliğinde olduğunu belirterek, yozlaşmanın önüne geçilmesi ve kurumsal yapının güçlendirilmesi için arınma anlayışının ertelenemez bir görev olduğunu sözlerine ekledi.
ŞEKERCİ Açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
İnsan, ağırlıklarını üzerinden atmasını bilmeli. CHP içerisinde yargıya taşınmış iddialardan mütevellit ortaya konan iradenin, tam yerinde kullandığı “Arınmak” eylemi için bu olmazsa olmaz bir gerekliliktir.
Ancak bu mesele sadece bir parti ile sınırlı kalmamalıdır. Bugün CHP’de yaşananlardan ibret alarak, siyasette ve bürokraside topyekün bir iç arınmayı tetikleyecek bir anlayışa ihtiyacımız var.
Soylu Bir Eylem: Kendi Rızasıyla Arınmak Arınmak;
gerek gerçek kişiler gerekse tüzel kişiler için varlık nedeninden uzaklaşmanın kritik seviyeye ulaştığı vakitlerde bir mecburi istikamettir. Zorlayıcı dış faktörlere ihtiyaç hissetmeden, dünyalık ve hesabın çetin olacağı o günü düşünerek ortaya konan arınma iradesi ise soylu bir eylemdir.
Bugün, CHP özelinde tekrar gündeme giren arınma iradesini konuşurken; vakti zamanında Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasette ve bürokrasideki yozlaşmaya atıfta bulunarak yaptığı “Bana Ömer'leri bulun” çağrısını tekrardan hatırlamakta yarar olduğu bir gerçeğin tam ortasındayız.
Sayın Cumhurbaşkanının bu çağrıyla; Hz. Ömer'in adaletine ve dürüstlüğüne sahip, davaya sadık, halka hizmet edecek ve yeri geldiğinde hataları cesaretle söyleyebilecek liyakatli kadroların bulunmasının öneminin altını çizdiğini, sanırım ilaveten söylemeye gerek yoktur. Bu çağrı, bugün siyasetin hangi kanadında olursa olsun herkes için kulaklara küpe olmalıdır.
"Ateş Olmayan Yerden Duman Çıkmaz"
Bu sütunlarda defalarca yapılan olumlu eleştirilere bir “ayna” gözüyle bakmak gerektiğini dile getirdik. Önümüze konan her eleştiriye kategorik yaklaşımlarla set çekmek, kendi rızası ile arınma ihtiyacını yok sayan sorunlu bir anlayıştır.
Şurası bir gerçektir ki; mevzuatı zorlayan her işlem kişileri de kurumları da kirletir. Her söylentiye, o sözü söylemenin getireceği ağır bedelin bir çıktısı olarak da bakmak mümkündür. Dolayısıyla, arınma talepli her söylentiye kolaycılığa kaçıp “Çamur at izi kalsın” gözüyle bakmak yerine; bazen de “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz” denilerek cerrahi müdahale yapılması gerekir.
İlk Vazife Patronaj Yetkisindedir
Kendi iç denetim mekanizmasını çalıştıran —ister resmi isterse de sivil olsun— her kurum, yargıya ihtiyaç hissetmeden kendi içinde arınmayı başaracak imkana sahiptir. Bu noktada ilk vazife, kuşkusuz patronaj yetkisi kimde ise ona düşer. Yetki sahipleri, kurumlarındaki kirlenmeye göz yummamalı, arınma iradesini bizzat sırtlamalıdır.
Hasılıkelam;
CHP bünyesinde yaşananlar, siyasette ve bürokraside görev alan herkes için birer ibret vesikasıdır. Kurumların ayakta kalması ve yozlaşmanın önüne geçilmesi için bu arınma talebi ertelenemez bir görevdir. Üzerindeki dünyalık ağırlıkları atamayanlar, ne kendilerini ne de temsil ettikleri kurumları geleceğe taşıyabilirler.
SENDİKA BÜLTENİ SAYFASINI