ARSLAN: “BU ADALETSİZLİĞİN GİDERİLMESİNİ İSTİYORUZ”

Hak-İş genel başkanı Mahmut Arslan basın mensuplarıyla bir araya gelerek çalışma hayatı ve gündeme ilişkin konularda değerlendirmelerde bulundu.
17 Ekim 2020 14:27

 Genel Başkan Mahmut Arslan, AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş tarafından TBMM’ye sunulan 43 maddelik kanun teklifine ilişkin sorulara, “Bu paketle ilgili geçmişte olduğu gibi en son babalar duyar derler ya en son biz duyuyoruz bunu. Paketler açıklanıyor, gazeteler tartışıyor, konuşuluyor, bize gelmiyor. Bizler de basından haberdar oluyoruz. Basındaki 43 maddelik bir metinin çok az bir bölümünden haberdarız, bununda ayrıntılarını bilmiyoruz” dedi. 

İşçi ve işveren tarafını aynı programda buluşturan “Çalışma Hayatı Buluşmaları” programının ikincisinin “Covid-19 Salgınının çalışma Hayatına Etkileri” gündemiyle ve telekonferans yöntemiyle gerçekleştirildiğini hatırlatan Arslan, “Pandemi sürecinde hastalanan ve tedavileri devam eden ve gerçekten bazılarını da kaybettiğimiz çalışanlarımızın pandemi nedeniyle ortaya çıkan bu mağduriyetlerinin bir meslek hastalığı, vefat edenlerin ise iş kazası olarak tanımlanması konusunda taleplerimiz oldu. Bu konuda farklı görüşler var ama bu konuda önceden domuz gribi konusunda yargının vermiş olduğu bir karar var. Bu konuda yasal bir düzenleme yapılmasa da yargı kararları ile şekilleneceğini düşünüyoruz” dedi.

Arslan, HAK-İŞ Konfederasyonu olarak salgının çalışma hayatını olumsuz etkilediğini belirterek, “Salgın döneminde Koronavirüsün ekonomiye ve çalışma hayatımıza etkilerini yakından takip ediyoruz. Emekçilerimizi ve tüm halkımızı etkileyen bu virüsün etkilerini azaltmak ve alınan önlemler konusunda, hükümetimizle yoğun bir görüşme trafiği yaşıyoruz” diye konuştu.

Sendikaların örgütlü olduğu işyerlerinde salgınla mücadeleyi kurumsal hale getirdiklerini belirten Arslan, “Örgütlü olduğumuz işyerlerinde salgınla mücadele konusunda başarılı ve verimli ciddi yatırımlar yapıldı. İş güvenliği, iş kazaları, kayıt dışılık ve salgın hastalık gibi bu tür felaketlerde sendikal örgütlülüğün ne kadar değerli ve kıymetli olduğunu bir kez daha anlamış olduk. Örgütlü olduğumuz yerlerde yemekhaneler, toplanma yerleri dahil her yerde değişimler yapıldı. Üretimde sosyal mesafeyi koruyacak şekilde bir düzen sağlanarak işçilerin sağlığı konusunda tüm önlemler alındı” diye konuştu. 

“Çalışanlarımızın Endişeleri Var”

Salgın döneminde dijitalleşmeye karşıt bir yerde durmanın imkansız olduğunu vurgulayan Arslan, “Küreselleşme ile karşıt bir yerde durulamaz. Çalışanlarımızın acaba küreselleşmeyle işimizi kaybedecek miyiz yönünde endişeleri vardı. Dijitalleşmenin getirdiği sonuçlar, işçilerin işlerini kaybetmesine, daha kötü şartlarda çalışmalarına neden olmamalı. Küreselleşmeyi ve dijitalleşmeyi insani boyutunun ötesinde görmemeliyiz. Bütün bunların insanlar için ve insan odaklı olduğunu unutmamalıyız. Dijitalleşmeyle işimizi kolaylaştıracağız, iletişimimiz daha hızlı olacak, üretimi daha hızlı yapacağız. Bütün bunları yaparken merkezinde işçiler olacak” şeklinde konuştu.

Pandemi sürecinin evden çalışma, uzaktan çalışma ve kısmi çalışma gibi bir kısım esnek çalışmaları da beraberinde getirdiğini ifade eden Arslan, “Bizim bunlara karşıyız demekten öte, bunlarla birlikte hayatı nasıl kolaylaştıracağız? Güvenceli esnekliği nasıl sağlayacağız? Üretimi bu anlamda nasıl bir yeni bir konsepte taşıyacağız, işverenlerimizle birlikte bu konuda nasıl yürüyeceğimizi konuşmamız gerekiyor. Bu konuda hazırlıklıyız, ciddi adımlar atıyoruz ve attık” dedi.

“Esneklik Değil, Güvenceli Esneklik”

HAK-İŞ olarak esneklik kavramı konusunun güvenceli esneklik olarak ele alınması gerektiğini vurgulayan Arslan, “İşin ve işkollarının gereği olarak ihtiyaç noktasında esneklik konularını konuşmak lazım. Arzu ettiğimiz sistem, tam gün çalışma ve örgütlülüğün devam etmesi, sendikal yapıların devam etmesi, toplu sözleşme düzeninin devam etmesidir. Ancak bunu hayata geçirmek için sendikaların yapması gereken en temel görev, sendikal örgütlülüğün başarılmasıdır. Sendikal örgütlülüğü başarırsak evden çalışanlar da dahil esnek çalışmanın her türlü modeliyle mücadele etmemiz çok daha kolay olur” dedi.

“Bu Adaletsizliğin Giderilmesini İstiyoruz”

Son zamanlarda özellikle medya üzerinden HAK-İŞ'in talepleriyle ilgili kamuoyunda farklı algı oluşturulduğuna dikkat çeken Arslan, “Çalışanlarımız müsterih olsunlar, bizim itirazımız çalışanların büyük mücadele ile üyesi oldukları sendikalarından kanun zoruyla ayrılarak başka sendikalara üye olmak zorunda bırakılmasına. Talebimiz, bu adaletsizliğin giderilmesidir. Kadro mücadelesini HAK-İŞ verdi. HAK-İŞ olarak dün olduğu gibi bugün de yarın da emeğin ve emekçinin alın terini kutsal bilip, hakkını korumaya devam edeceğiz.  Kamuda kadro mimarı HAK-İŞ'e karşı bir kısım gruplar harekete geçtiler. Dün sahada olmayan, taşeron emekçilerin arkasında olmayan, ‘siz kadro alamazsınız" diyenler, bugün taşerondan kadroya geçen emekçilere sahip çıkıyormuş gibi görünüyorlar” uyarısında bulundu.

Asgari Ücret Tespit Komisyonunun yapısı hakkında gazetecilerin sorularını cevaplayan Arslan, Asgari Ücret Tespit Komisyonunun yapısının daha demokratik, daha çoğulcu, daha katılımcı ve işçileri daha iyi temsil eden bir yapıya kavuşturulması gerektiğini ifade etti. 

Pandemi döneminin birçok yeni düzenlemeyi de beraberinde getirdiğini ve bu düzenlemelerin sosyal hayat olmak üzere iş yaşamını da yakından ilgilendirdiğine dikkat çeken Arslan, kısa çalışma ödeneği, ücretsiz izin desteği sürecin en çok konuşulan-tartışılan konularını oluştururken, o dönemde HAK-İŞ Konfederasyonunun kıdem tazminatı konusunda net tavrını ortaya koyduğuna dikkat çekti. Arslan, kıdem tazminatındaki eksikliklerin giderilmesi gerektiğini belirterek, “Kıdemde kazanılmış hakların korunduğu bir modeli tartışmaya hazırız” dedi. 

Mevcut kıdem tazminatı uygulamasında mevzuat açısından ve uygulama açısından zorlukların olduğunu kaydeden Arslan, “Mevcut sistem bizim için yeterli bir sistem değil. Hem kıdem tazminatına ulaşmak hem kıdem tazminatını elde etmek, hem de kıdem tazminatına istisna getiren durumlardan dolayı kıdem tazminatını bütün işçiler alamıyor. Arabulucukta olduğu gibi işverenler kıdem tazminatı mevzuatının arkasından, yanından dolanarak kıdem tazminatı ödemeden işçiden kurtulma yolu ve yöntemleri var. Bu konuda kazanılmış haklarımız korunarak, mevcut sistemdeki eksikliklerin giderilmesini talep ediyoruz” dedi.

Genel Başkanımız Mahmut Arslan, HAK-İŞ Konfederasyonu olarak bölgesel ve küresel gelişmelerin yakından takip edildiğini belirterek, son günlerde KKTC’de Maraş bölgesinin açılmasının olumlu bir gelişme olduğunu ifade etti. Arslan, “KKTC’de faaliyet gösteren ve Kıbrıs’ın en güçlü sendikalarından birisi olan KKTC KAMU-SEN konfederasyonumuza bağlı bir sendikamız. Konfederasyon olarak 18 Ekimde Cumhurbaşkanlığı için yapılacak olan ikinci tur seçimlerinin sonuçlarını ve bundan sonraki süreci sendikamız ile birlikte takip ediyoruz” diye konuştu.

Ermenistan’ın, dost ve Kardeş ülkemiz Azerbaycan’ın topraklarına yönelik yapılan saldırılara karşı giriştiği operasyona tam destek verdiklerini söyleyen Arslan, “Geçtiğimiz günlerde, Azerbaycan Hemkarlar İttifakları Konfederasyonu (AHİK) Genel Başkanı Settar Mahbeliyev ile görüştük. Kendilerine Konfederasyonumuzun görüşlerini ve desteklerimizi ilettik.  Ayrıca Türkiye AB-KİK heyeti ile ortak açıklama yaparak, Azerbaycanlı kardeşlerimizin işgal edilmiş topraklarını Ermenilerden kurtarma adına başlattıkları onurlu ve haysiyetli mücadelelerini desteklediğimizi açıkladık.  Umudumuz ve duamız odur ki; 30 yılı aşkın süredir işgal edilmiş olan Azerbaycan toprakları Ermeni işgalinden kurtulur. Topraklarını terk etmek zorunda kalan Karabağlı kardeşlerimiz bundan sonra kendi topraklarında özgürce yaşarlar. Azerbaycanlı kardeşlerimize başarılar diliyoruz. Allah yar ve yardımcıları olsun” diye konuştu.

SENDİKA BÜLTENİ

SENDİKA BÜLTENİ SAYFASINI
YORUMUNUZU YAZIN ...
Farklı olanı seçin:
# # # # # #