Enerji işçisi yol arıyor

Patrona ve sendikal bürokrasiye karşı yaptıkları eylemlerle tepki gösteren Tes-İş üyesi EnerjiSA işçileri, bundan sonra yola nasıl devam edeceklerini ve nasıl kazanım elde edeceklerini tartışıyor.
19 Temmuz 2021 15:32

EnerjiSA’daki toplu iş sözleşmesi sürecinde Tes-İş’in işçilere sormadan sefalet zammına imza atmasının ardından İstanbul, Ankara, Adana ve Zonguldak’ta işçiler arayış içine girdi. İşçilerin bir kısmı sendika değiştirme yolunu seçerken, bir kısmı ise Tes-İş’te kalarak sendikacıları değiştirmek gerektiğini düşünüyor. İmzalanan TİS’in ardından Tes-İş’e ve patronlara tepki gösteren, yaptıkları eylemleri birlikte gerçekleştiren işçiler, bundan sonra izleyecekleri yol konusunda eylemlerdeki birliği sağlayamamış durumda olsa da sendikal bürokrasiyi hedef haline getirdikleri net olarak önümüzde duruyor.

Tes-İş’in yüzde 9 zam ve 3 yıllık sözleşmeye imza atmasıyla İstanbul, Adana, Ankara ve Zonguldak’ta işçiler eyleme geçmiş, sendikal bürokrasinin korkulu rüyası olan grevi fiilen hayata geçirmişti. 7 binin üzerinde Tes-İş üyesi elektrik, dağıtım işçisinin olduğu Türkiye’de, Ankara ve Zonguldak’ta elektrik dağıtım faaliyeti yürüten Başkent Elektrik, İstanbul Anadolu yakasında AYEDAŞ ve Adana’da Toroslar işletmelerinde çalışan işçilerin tepkisi devam ediyor. Pandemi döneminde kesintisiz çalışmaya devam eden, düşük zamma mahkum edilen ve ek protokol talepleri olan işçilerin bir kısmı DİSK’e bağlı Enerji/Sen’e üye olmaya başladı. Bu durum beraberinde kimi tartışmaları da getirdi.

İşçilerin yaptıkları eylemler ve Tes-İş’ten istifa etmeleri karşısında Tes-İş’in ek protokol için başvuru yaptığı, girişimlerde bulunduğu belirtiliyor. Tes-İş’in şubelere gönderdiği yazıda iyileştirme protokolü yapılamadığı takdirde işçilerden 24 ay aidat kesintisi yapılmayacağı belirtildi. Ancak işçilerde sendikanın 10 yıldır kendileri için bir şey yapmadığı ve güven vermediği fikri oluşmuş durumda.

SENDİKAYI KURTARICI GÖRMEK FİKRİ

İşçiler ne istediklerini biliyor ancak bunu elde etmek için ne yapmaları gerektiği konusunda açık bir bilince sahip değiller. Büyük bir çoğunluğu sendikayı kendilerinin bir örgütü olarak değil, bir kurtarıcı gibi görüyorlar. Yönetim ile aralarında açılan mesafeyi kendilerini merkeze koyarak kapatmak yerine aynı uzak mesafeden ama iyi yöneticiler arıyorlar. Oysa bu birkaç gün gösterdi ki işçiler kendi iç örgütlenmeleriyle grevi pekala yapabildi. Elektrik işçileri, daha çok sendika değiştirerek sorunların çözüleceğine inanıyor. DİSK/Enerji Sen’e geçen işçilerin ağırlıklı bölümü Tes-İş’e tepki için sendika değiştirirken, “Sendikacılık solcuların işi, DİSK sol sendika, işçilerin hakkını arar” düşüncesi ile hareket ettikleri de görülüyor.

KENDİ TALEPLERİ İÇİN MÜCADELE ETMELİ

Ancak işçiler taleplerini netleştirip, bu taleplerinin gerçekleşmesi için mücadele etme ve gerektiğinde iş bırakmaya başvurma konusunda bir deneyim sahibi olsalar da henüz bunu daha ileriye taşımada bir ilerleme ve ortaklaşmaya varmış değiller. Keza “Bize nasıl bir sendika lazım, mücadeleci, sınıf sendikacılığı nasıl olur” konularına da kafa yorar durumda değiller. Daha çok Tes-İş’teki sendikal bürokrasiye tepki ve öfke ile hareket etme söz konusu. Ve yine çözümü kendi dışında birilerinde arama eğilimi baskın. Mevcut bürokratik sendikal anlayış işçileri sendikal mücadelenin dışına itmiş, sendikal örgütlemenin sendikacıların işi olduğunu aşılamış. Ancak sınıf hareketinin deneyimleri, bu zaafın aşılması için sendikaları yeniden ve işyerlerinde kurmanın, her işçinin işyerindeki sendika örgütlülüğü içinde görev ve sorumluluk almasına işaret ediyor. Deneyimler, işçilerin kendileri için, kendi talepleri için mücadele ederse sorunlarını çözebileceğini ve o mücadeleyle sendikasını da değiştirip dönüştüreceğini aktarıyor. Onun için işçilerin “Biz nasıl bir sendika istiyoruz” tartışması yürütmesi ve bilinçlerini de aradıkları çıkış yolunu da buradan açmaları önem taşıyor.

İŞÇİ NE YAPACAKSA BİRLİKTE YAPMALI

İşçilerin çıkarları için kararlıca mücadele edecek bir sendikaya sahip olma arayışı çok önemli bir yerde duruyor. Bunun yanında bugün elektrik ve dağıtım işçilerinin hangi sendikada karar verirse versin yapacakları ilk işin birliklerini koruyabilmeleri de. Bu sözleşmeyi kabul etmemeleri, eylemi birlikte yapan, iş bırakma kararını birlikte alan işçilerin bundan sonra nasıl bir yol izleyeceklerini de birlikte kararlaştırmaları, yaptıkları eylemlerde sağladıkları örgütlülüğü belirledikleri temsilcilere, sözcülere ve sendikaya kabul ettirmeleri, ek protokol talebinden vazgeçmemeleri, bu protokolü tercih yaptıkları sendika aracılığı ile patrona imzalatmaları ve tüm bunları kapsayacak bir mücadele hattını ortaya koymaları bugün enerji işçilerinin en acil ihtiyaçları olarak orta yerde duruyor.

Daha önce çeşitli iş kollarında yaşanan işçi direnişinde de görüldüğü üzere işçi iradesi ve demokrasinin uygulanmadığı her yerde işçilerin birliği ve örgütlülüğü zayıflıyor ve işçiler kaybediyor. İşçilerin sağlam bir örgütlülük oluşturmadan sadece sendika değiştirmekle yetinmesi, her direnişin ardından ve sendikal bürokrasiye tepki vermenin ardından işçi kötü yöneticilere kızıp “iyi yöneticiler” aramakla sınırlı kalması sonrasında yeni hayal kırıklıkları yaratıyor.

İşçi iradesinin açığa çıktığı, sendika içi demokrasinin hayata geçtiği, işçilerin kendi seçtikleri temsilci ve sözcülerin muhatap alındığı bir sendika ancak işçilerin sendikaları kendi evine çevirmeleri ve sendikalarına sahip çıkmaları ile mümkün. İşçinin her düzeyde denetleyeceği, her kademenin seçimle belirlendiği, gerektiğinde seçilenlerin geri alınabileceği bir sendikal yapılanma ancak işçinin iradesinin ortaya çıkmasıyla güvenceye alınabilir. İşçilerin görüşüne sunulmadan toplu sözleşmelerin imzalanmaması, TİS taslaklarının TİS komiteleri aracılığı ile tüm işçilerin katılımıyla hazırlanması ve işçiler onay verirse toplu sözleşmenin imzalanması ancak işçilerin kendi iç örgütlenmesi ve kendi birliğini ve gücünü hissettireceği mekanizmaların kurulması ile sağlanabilir.

ENERJİSA’DAN SENDİKA TERCİHİ AÇIKLAMASI

EnerjiSA yaptığı açıklamada işçilerin sendika değiştirme tercihine saygılı olduğunu söylüyor. İşçi eylem yapınca, hakkını aramaya başlayınca, iş bırakınca EnerjiSA patronlarının aklına işçinin tercihlerine karışmamak geliyor! Kimi işçiler de patronun işçi birliğini bölmek için demokrat kesildiğini söylüyor.

ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ İÇİN…

Enerji işçilerinin geldikleri son durumda öne çıkan bazı tartışmalar ve kimi işçilerin görüşleri şu şekilde:

- “Bizimki hak arayışı. Yasal hakkımızı istiyoruz. Biz kendimizden vazgeçtik çocuklarımızın geleceği için uğraşıyoruz. Emeğimizin alın terimizin hakkını istiyoruz. Tes-İş’in üyesi çokmuş, sermayesi varmış. Madem bu kadar güçlüydü niye hakkımızı yedirdi. Güya şimdi hukuki olarak mücadele etmek için avukatları görevlendirmişler, bir de ek protokol yapılacakmış. Madem öyle baştan niye düzgün bir TİS imzalamadınız. Biz eylem yapınca, sendika değiştireceğiz deyince tutuştular. Halen koltuk peşindeler, delegeleri arayıp seçime kadar istifa etmeyin diyorlar. Amaç koltukları gitmesin, işçi umurlarında değil. Ne yapacaksak birliğimizi koruyarak, hep birlikte yapacağız.”

TES-İŞ’TE KALAN İŞÇİLER…

- “Üç yıl geçerli olacak bir sözleşme var. Tek üyesi kalmazsa da Tes-İş işyerinde yetkili olacak. Başka bir sendikaya geçilse yine Tes-İş’e dayanışma aidatı ödeyeceğiz. Sözleşmeden ancak böyle faydalanabiliyoruz. Bu üç yıl içinde işyerinde iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uyulmadığında ya da işyeri ile ilgili işçi disiplin kuruluna verildiğinde yetkili sendikanın temsilcisi seni savunacak. Enerji-Sen’in bize söylediği işten çıkartılırsanız avukat desteği veririm, sizden aidat almayacağım. Bizim için bir protokol yapacak mı, 3 yıl için yetkili olabilecek mi? Biz işçiler olarak bu eylemleri yaptığımızda Enerji-Sen ortada yoktu. Bunları işçiler olarak yaptık. Sendikamıza tepki ve sendikamızı düzeltmek için yaptık. Çünkü sendikamız bize şeffaf davranmadı, yalan beyanlarda bulundu. İmzaladığı sözleşme bir iyileştirme getirmiyor. Bize bu TİS’i reva gören yöneticileri değiştirelim diyorum, sendika değiştirmenin çözüm olmadığını düşünüyorum.”

ENERJİ-SEN’E GEÇEN İŞÇİLER…

- “Sendikamız bize yanlış yaptı. Haklarımızı savunmuyor. DİSK solcu sendika haklarımızı savunur. Sağ sendika hak aramıyor. DİSK/Enerji Sen benim hakkımı arar. İşyeri önünde çadır kurar. Yani daha direngen, bizim sendikadan iyi olur. Tes-İş’e tepki çok oldu, bir ders verelim onun için sendika değiştirelim dedik. 1500-2 bin kişi geçmiş deniyor. Tes-İş’i biz seçmedik, seçtirdiler. Ama DİSK/Enerji-Sen’i biz seçiyoruz. Yani konuşma hakkımız var, kapısına dikilip hesap sorma hakkımız var. Yönetiminden delegesine kadar biz söz sahibi olacağız.”

KAYBIMIZ OLUR MU KAYGISI TAŞIYAN İŞÇİLER…

- "Sendika değiştirmekten kaynaklı “Haklarımızda kayıp olur mu” diye düşünen işçiler de var. Çünkü Tes-İş’in imzaladığı sözleşme 3 yıl geçerli olacak. O süre zarfında yetkili sendika da Tes-İş olacak. İşçiler Tes-İş’e dayanışma aidatı ödeyecek. DİSK/Enerji-Sen işçilere dilekçe vererek Tes-İş’e dayanışma aidat ödemeleri durumunda bir hak kayıplarının olmayacağını açıklıyor.

- "Tes-İş’in dava açacağı ve ek protokol yapacağı açıklamalarına bir işçinin yaklaşımı şu şekilde: “Tes-İş açsın dava, maaşımıza güzel bir iyileştirme yapsın, ikramiyeyi tam alsın, fazla mesaileri eskiler gibi yüzde 100 yapsın. İş riskimizi eskisi gibi yüzde 10’dan, yüzde 20’e çıkarsın. Eskiler gibi işe gelmediğimizde hiçbir şey kesilmesin, herkesi kapsayan bir sözleşme yapsın. O zaman Enerji-Sen’e geçenler geri Tes-İş’e geçer. Hiçbir sendika bizim babamızın sendikası değil, hangisi bana daha çok değer verir, hakkımı korur, en yüksek zammı alır, ben onu bilirim, onu tanırım.”

EVRENSEL

SENDİKA BÜLTENİ SAYFASINI
YORUMUNUZU YAZIN ...
Farklı olanı seçin:
# # # # # #